25 Aralık 2008 Perşembe

HOHOHO

Santa ELif :D

http://apps.facebook.com/santa_yourself/intro.php?source=santa&from_user=659207916

24 Aralık 2008 Çarşamba

:D


Buon Natale e Felice Anno Nuovo ((:

23 Aralık 2008 Salı

elim sende oyunu

küçükken mahallede oyun oynardık elim sende. herkes bilir. bi ebe olur diğer oyuncuların peşinden koşar ve değmeye çalışır, değdiği kişi de yeni ebe olurdu. şimdi yapacaklarım da buna benzer bir oyun. dA adlı sosyal paylaşım sitesinde bi ara çok populerdi. bn de bu popularitenin içine katılıp oynamıştım fekat bir gece gelen haşin saldırımla tüm dA sayfamı silip süpürünce geriye bi şey kalmadı. ben de en iyisi burada blogumda kendi kendime oynayayım dedim sayın seyirciler. işte başlıyor..

Kurallar:

Bir grup veya şarkıcı seç.

Sorulara sadece o seçtiğin şarkıcının veya grubun şarkı isimleriyle cevap ver.

6 kişiyi tag'la ve onları haberdar et.

Benim grubum her zamanki gibi PAIN OF SALVATION olacak ((:

1)Are you male or female?
Disco Queen

2)Describe yourself
The Perfect Element

3)What do people feel when they're around you?
Spirit of The Land

4)How would you describe your previous relationship?
Kingdom of Loss

5)Describe your current relationship.
This Heart of Mine

6)Where would you want to be now?
Beyond The Mirror

7)How do you feel about love?
Dedication

8)What's your life like?
Timeweaver's Tale

9)What would you ask for if you had only one wish?
Waking Every God

10)Say something wise.
Never Learn to Fly

oyun burada bitiyor ve ben kimseyi tag'leyemiyorum.. gören okuyan varsa yapsın kendi kendine ve beni haberdar etsin (: hadi bklm iyi eğlenceler ^_^

22 Aralık 2008 Pazartesi

elif olmak..



"Elif olmak zordur
Çünkü elif olmak,
Yuvarlak bir dünyada dik durmanın
Dik ve önde
Belki acıyla
Ama vazgeçmeden durmanın
Dünya ne kadar dönerse dönsün
Olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak.."

19 Aralık 2008 Cuma

yaşama uğraşı..




"Gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.."

Yazıyorum: Ey, Sen, acı.

Peki sonra? Bütün gerekli olan, biraz cesaret.
Acı ne kadar ortaya çıkar ve kesinleşirse,
yaşama içgüdüsü o kadar ağır basıyor ve intihar düşüncesi zayıflıyor.
Kolay sanmıştım ilk düşündüğünmde.
Zayıf kadınlar yapmıştı bu işi.
Alçakgönüllülük istiyor, kendini beğenmişlik değil.
Tiksiniyorum bütün bunlardan.
Sözler değil.
Eylem.
Artık yazmayacağım..

-cesare pavese

18 Aralık 2008 Perşembe

17 Aralık 2008 Çarşamba

bir hikaye..

Emeğin karşılığı..

Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış...Herkes bu ressamın
yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş...Ve onu "Renklerin
Ustası" anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da;kısaca Ranga Guru
derlermiş...Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini
tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini
değerlendirmesini istemiş...

Ranga Guru ise; Sen artık ressam sayılırsın Racaçi.. Artık senin
resmini halk değerlendirecek diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına
götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir
kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir
yazı bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmış.
Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar
içinde ve neredeyse görünmüyor... Çok üzülmüş tabii.Emeğini ve yüreğini
koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki.. Alı.p resmi götürmüş Ranga
Guru'ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve
yeniden resme devam etmesini önermiş.

Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş.Tekrar
şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru...Ama bu defa
yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile
birlikte...ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica
eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.

Raciçi denileni yapmış...Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki
resmine hiç dokunulmamış; fırçalar da boyalar da kullanılmamış.. Çok
sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını
anlatmış...

Ranga Guru ise; Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara
fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile
karşılaşabileceğini gördün...Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip
senin resmini karaladı. Oysa ikinci konumda, onlardan hatalarını
düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin...Yapıcı olmak, eğitim
gerektirir... Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret
edemedi...

Sevgili Raciçi.. Mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın...Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın... Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur...Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma.. demiş..

15 Aralık 2008 Pazartesi

anladım..

Öyle bir hayat yaşadım ki
Cenneti de gördüm cehennemide
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de

Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım

Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım

Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki söz ver kendine

Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan düsmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayati seyredersin

Öyle bir hayat yaşadım ki
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan anladım..

-f.w.n.

where the wild roses grow..

As I kissed her goodbye, I said "All beauty must die"
Lent down and planted a rose between her teeth..

keep walkin'

It's always hard to make a brand new start
You will have the heart to let things come and go
Long days and long nights, hard and desperate times
We are both on the same train
We just don't know where it goes..

Start of something beautiful..

Always in my thoughts you are
Always in my dreams you are
I got your voice on tape
I got your spirit in a photograph
Always out of reach you are

Cold inside my arms you are
Simple like a child you are
I remember when you took my hand and led me through the rain
Down inside my soul you are

The more I show the way
I feel the less I find you give a damn
The more I get to know the less find that I understand
Innocent, the time we spent, forgot to mention we're good friends
You thought it was the start of something beautiful?
Well think again.

Mother lost her looks for you
Father never wanted you
I trust to love and then I find you never really felt the same
There's something in your heart so cruel

14 Aralık 2008 Pazar

home sweet home

amanin nasıl özlemişim evimi..
evim gibisi yok valla..
çok özledimişim çook (:

7 Aralık 2008 Pazar

biz (:



cevret-elif

6 Aralık 2008 Cumartesi

iyi bayramlar

sevgili günlük bayram için dedemlerin yanına gidiyoruz anemlerle.. sna şimdiden mutlu bayramlar, beni özle (: sna gitmeden güzel bi söz aktarıyım:

"Quality is never an accident; it is always the result of intelligent efforts."
-John Ruskin

di mi?
(8

4 Aralık 2008 Perşembe

belki de çok yaşlıyım..

aldım bugün sonuçları,, kötü hem de çok. 2 ay içtiğim o iğrenç hap 0.1'lik bir değişşim yaratmış kanımda yani hala kansızım baya. yeni bir ilaç verdi doktor. bu sefer nasıl olacak bakalım. midem bulanıyo hap içmekten,, küçükken de sevmezdim hiç en sevdiğim şuruplardı özellikle vitamin şurubu.. fondip yapardım deyim yerindeyse :D

nese efendim şu hastalık konsuunu bidaki tahlile kadar kapatıyorum.

bugün çok uykum var öğlen 3te kalkmama rağmen. şimdi uyusam uyurum sabaha kadar okdr yani. uykumu açmak için biraz italyanca çalışayım bari. italyanca setlerim geldi. biri rosetta stone diğeri tell me more. ben rosetta stonela başladım,, harika bir anlatım var sırf görsel. kesinlikle çeviri değil. küçük çocuğa anlatır gibi, zevkli ve kolay akılda kalıyor tekrarları çok. ayrıca telafuzunuzu kontrol eden bir ses programı da var. okdr güzel yani.

saçımı boyayasım var be günlük. özledim mi ne kızıl günlerimi.. ama hayır. yok. dayanmalıyım. saçlarım da güçsüz çok.

dün gece bir rüya gördüm. yemekteyiz programına katılmıştım. ama pasta börek yapmıştım. hallam ne biçim obur bi insanım ben ya :D geceleri yatmadan izlersem o programı olacağı buydu tabi (:

amaan nese efendim yarılcak aazım esnemekten bn başliyim ders çalışmaya,, hadi öptüüm bye :*

3 Aralık 2008 Çarşamba

hayır çok mu yaşlıyım?!

gece erken yatmış olmama rağmen, geç saatlerde ancak uyuyabilmemden mi sabahın köründe kalkmamdan mı bilmem bugün garip şeyler oldu. en azından bana çok garip gelen şeyler oldu.
Sabahın erken saatinde kalktım çünkü kan vermeye gittik annemle. 2 ay önce öğrendiğim anemi hastalığım için kullandığım ilaçlar bitti ve hastalığım ne alemde diye tekrar tetkik olmaya gittim. sırada beklerken annem bi kaç koltuk ötemdeydi ve mahalleden komşunun bebeğini seviyordu, ben de karşıdan çocuğa kaş göz yapıyordum,, sonra yanımdaki teyzenin biri kız mı oolan mı bebek diye sordu. ben de bilmem tanımıyorum dedim,, demez mi teyzeciğim e çocuk senin değil mi? basıvermişim kahkahayı.. yok dedim ayol nerden benim olsun daha 22 yaşındayım ben. ama hani biraz moralim de bozulmadı değil. sonra kan vermeye girdim, hemşirelerle muhabbet başladı.. sağlık karnemde hem annemin hem babamın soyadı yazıyor, onlarda sormaz mı aa evli misin 2 soyisim var burda diye.. töbe töbe dedim,, yok tabiki evli değilim ailemden geliyor ikisi de, henüz 22 yaşındayım dedim.. muhabbet devam ederken italya'ya gideceğimi söyledim bu seferde kikirdemezler mi oh seneye bi italyan damatla dönersin?! bu sefer gerçekten şok oldum,, ne meraklı milletiz ayol evlenmeye, evlendirmeye, çoluk çocuk sahibi olmaya..
hasbinallah.. hasbinallah..

anlayamadığım dışarı gezmeye çıktığımda barlara, derneklere girişlerde hala 18 yaşında mısın diye sorular yöneltilirken, kimliğimi gösterirken, hastanelerde çoluklu çocuklu bi kadın oluverdim.. nasıl oluyor bu iş hiç anlayamadım.. garip ama di mi? gündüz yaşlı geceleri çıtır mı gözüküyorum yahuu (:

MEEEE ^_^

MEEEE ^_^