15 Kasım 2012 Perşembe
29 Ekim 2012 Pazartesi
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
28 Ekim 2012 Pazar
belirsizlik.
her şeyi ama her şeyi yazmak istiyorum ama sonra gerek var mı diyorum. bir bakmışım ki tüm düşüncelerim yok olmuş, koca bir boşluğa saplanmış oluyorum. iyi miyim kötü müyüm hiç bilemiyorum.
18 Ekim 2012 Perşembe
30 Eylül 2012 Pazar
öyk
insanlar ne zaman sahte duygularla hareket etmekten vazgeçecek? ne istediğini bilmek ve buna göre davranmak çok mu zor? lütfen biraz daha hassasiyet.
26 Eylül 2012 Çarşamba
6 Eylül 2012 Perşembe
24 Haziran 2012 Pazar
evim bana anlamsız bir hüzün vermeye başladı bundardır ki sürekli dışarılardayım. eve gelince mümkün olduğunca çabuk uyumaya çalışıyorum (ki bu benim hiç hiç zor bir şey değil, yastıkla buluştuğum an geçiyorum öteki tarafa)
yaz geldi, eski arkadaşları görmeceler , eğlenmeceler peki neden hayatım sanki hep anlamsızmış, sanki hiç tatmin olamıyormuşum gibi geliyor? nedir eksik olan, eksikliğini hissettiğim? adım adım yürüdüğüm duygu-suz-laşma mıdır beni strese sokan? dönüştüğüm "şey" beni çok korkutuyor.
16 Nisan 2012 Pazartesi
2 Mart 2012 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
MEEEE ^_^